Tarih: 18.01.2017 15:39

Cezalandırmayın, tehditkar davranmayın

Facebook Twitter Linked-in

Prof. Dr. Rüstem Aşkın, "Ebeveynin karne konusunda cezalandırma yoluna gitmesi ya da tehditkar davranmasıson derece sakıncalıdır. Belki vereceği ekstra ödülleri azaltabilir,sınırlayabilir ama başarısızlık ceza ile sonuçlanmamalıdır. Aileler, çocuklarının başarısız olması durumunda çocuklara, ´olsun, hiç önemli değil´şeklinde de yaklaşmamalı" dedi.

 Sağlık Bilimleri Üniversitesi Bursa Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi Psikiyatri Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Rüstem Aşkın, ailelerin karnedeki notlara göre çocuklarına yönelik cezalandırma yoluna gitmesi ya da tehditkar davranmasının son derece sakıncalı olduğunu söyledi.

Bursa Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreteri de olan Aşkın, 2016-2017 eğitim öğretim yılının birinci döneminin sona ereceği yarın  ilk ve orta dereceli okullarda eğitim gören çocukların karnelerini alacağını ifade etti.

Aşkın, ailelerin, çocuğun değerini aldığı notla özdeşleştirmesinin çok yanlış olduğunu, karnelerin, öğrencilerin sadece ders çalışıp aldığı not olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.

Aşkın, karnenin, çocukların sadece derslerindeki başarıyı ölçmediğine dikkati çekerek, "Yaşadığı çevresel olayları, stres etkenlerini, motivasyonunu, aile ilişkilerini de ölçüyor." dedi.

Ailelerin çok başarılı olmayı da yüceltmemesi gerektiğini vurgulayan Aşkın, şöyle konuştu:

 "Bu da çocukta ayrı bir baskı oluşturuyor. Bütün puanları tam ise çocuk sınıf birincisiyse bu da ciddi baskı oluşturur. Ben kendi çocuklarıma hep ´ilk üçe girmeyin´demişimdir. Haliyle çok başarılı olmak da çok özendirilmemeli.

Elbette başarılı olmak güzeldir, çalışmasının ödülüdür ama başarısız olduğunda da bu çocuğun illaki tembelliğine, aldırmazlığına, sorumsuzluğuna verilmemeli, analiz edilmeli. Çocuk mutlaka her ne olursa olsun öncelikle teselli edilip daha sonra onun sebepleri incelenmeli, tartışılmalı, rehber öğretmeniyle diyaloğa geçilmeli. Bunun tamir yoluna gidilmelidir. Ebeveynin karne konusunda cezalandırma yoluna gitmesi ya da tehditkar davranması son derece sakıncalıdır.

Belki vereceği ekstra ödülleri azaltabilir, sınırlayabilir ama başarısızlık ceza ile sonuçlanmamalıdır." 

 "HİÇ ÖNEMLİ DEĞİL´DE DEMEYİN" 

Çocuğun başarısız olma durumunda da "olsun, hiç önemli değil" şeklinde yaklaşılmaması gerektiğini anlatan Aşkın, "Anne baba acaba niye oldu çocuğum´ diyerek sınıf öğretmenini de katarak çocuğuyla analiz edebilir, sebeplerini ortadan kaldırmaya çalışabilir." dedi.

Karnedeki notların yalnız çocuğun değil aile büyüklerinin de bir ölçüsü olduğuna dikkati çeken Aşkın, şunları kaydetti:  "Eline verilen bir akıllı telefon ya da tablet de karne notuna olumsuz yansıyabilir.

Çok fonksiyonlu telefonlar, öğrencilerde sağlıklı sonuçlar vermiyor. Çocukların sanal aleme dalması, bilgisayar oyunları ve benzeri şeylerden etkilenmesi sanırım bugün aileden de önemli bir faktör. Çünkü hafta sonu ailesiyle yemekte 1-2 saat geçiriyorsa, bazen 8-10 saatlerini, gecelerini bile o tür oyun ve lüzumsuz şeylerle geçirebiliyor. ´Lüzumsuz´diyorum çünkü çoğu lüzumsuz ve zararlı." 




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —