Bugün, 18 Haziran 2024 Salı

Harun Kılıç


Kırım Türk Sürgünü/Soykırımı!

Emperyalist "RUS AYILARI" tarafından binlerce yıllık yurtlarından, yuvalarından koparılıp Sibirya'ya veya daha iç bölgelere bile bile ÖLÜME GÖNDERİLMESİNİN YILDÖNÜMÜ...


Değerli okur;

Bildiğiniz üzere bundan yıllar yıllar önce bu gün yani 18 Mayıs 1944 gününden itibaren binlerce KIRIM TÜRK'ü, soykırıma tabi tutulmak üzere sürgüne gönderilmiştir.

Yani O meşum tarihten başlayarak soydaşlarımız bildiğiniz hayvan veya yük taşımasında kullanılan vagonlarda adeta üst üste istif edilerek;

İnsanlıktan zerre kadar nasibini almamış,

Emperyalist "RUS AYILARI" tarafından binlerce yıllık yurtlarından, yuvalarından koparılıp Sibirya'ya veya daha iç bölgelere bile bile ÖLÜME GÖNDERİLMESİNİN YILDÖNÜMÜ...

Dikkat buyurunuz dönemin diktatörü olan ve aynı zamanda dini, milliyeti farketmeksizin hükmettiği bütün insanlara karşı yürüttüğü zulüm ve politikaları yüzünden adı "Kızıl Rus kasabı"na çıkan Josef STALİN'in, önceden planlanmış bir emriyle Soydaşlarımıza uygulanan bu insanlık dışı vahşeti ve soykırımı;

ASLA UNUTMA, UNUTTURMA...!

Ki, çoluk-çocuk, yaşlı-genç, kadın-erkek 250 binin üstündeki can; sırf Türk ve Müslüman oldukları için bu vahşet trenlerinde, açlık, susuzlukla, hastalıklarla boğuşarak inleye inleye son nefeslerini verdi...

Ayrıca, kızılların soykırım niyetleri o kadar açıktı ki, Rus NKVD yetkililerinin her nasılsa sürgün (ölüm) trenlerine bindirmeyi unuttukları ARABAT köyü halkını birkaç gün sonra fark edince onları da hayvan taşıdıkları bir geminin ambarına doldurmuşlar; Kırım açıklarına gelince de, içi Türk dolu bu gemiyi batırıp, yüzlerce kişiyi sulara gömecek kadar vahşileşmişlerdi...

Hülasa devran değişse de maalesef Rusların bu meşum politikaları aynen devam etmektedir!

Yani günümüzde de, her nasılsa sürgünden işgal altındaki Özyurtlarına yeniden dönebilmiş az sayıdaki Kırım Türklerine karşı Rusların

uyguladıkları asimilasyon ve baskı politikaları; Stalin'in halihazırdaki mevcut versiyonu Putin tarafından devam ettirildiği de dikkatlerden kaçmamalıdır!

Yaşanan/yaşatılan bu acı hatıraya ilişkin yazıyı bitirirken diyorum ki;

Allah'ım devletimizi ve milletimizi güçsüz bırakma, birliğini-dirliğini bozma. Çünkü bize karşı bir türlü bitmek bilmeyen hınçları yüzünden, aynı mezalimi Türk milletine, Türk dünyasına karşı fırsat buldukları ilk anda yeniden uygulamak için pusuya yatmış insan suretindeki canavarlar yada küresel eşkıyalar etrafımızı sarmış durumda...

Bu vesileyle, 18 Mayıs 1944 Sürgünü'nde (öncesiyle, sonrasıyla) kaybettiğimiz soydaşlarımızı rahmetle, tazimle ve dualarla anıyorum...

Harun KILIÇ

ANKARA

30.2°